|
LB-Bize biraz Mete Ekin’den bahsedebilirmisiniz, Mete Ekin kimdir, aile yapısı, özellikleri, hobileri, zevkleri, en büyük hedefi, kişisel tarihinde en önemli olay, kariyer basamakları, hoşlandığı müzikler, sporlar( tuttuğu takım), gitmekten hoşlandığı yerler, mekanlar. Sinema ve edebiyat konusunda favorileri nelerdir. En son okuduğunuz kitap hangisi ve okuyucularımıza okumaları için bir kitap tavsiye edebilirmisiniz. En son gittiğiniz konser hangisi ve okuyuclarımıza hangi sanatçı veya grubun CD’sini tavsiye edersiniz.
M.E - Lise öğrenimimi Avusturya Lisesi’nde tamamlamamın ardından 1993 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Daha sonra A.B.D Coneccticut Univeristy of Hartford’da İş Yönetimi alanında yüksek lisansı tamamlayarak 1995 yılında Pirelli’de profesyonel iş hayatıma başladım. Pirelli’de çeşitli pozisyonlarda görev yaptıktan sonra da 2002 yılında İtalya’daki merkez ofise Ağırvasıta lastikleri Ürün müdürü olarak atandım. 2004 yılında da Mısır Pirelli’de Ticaret Direktörü olarak çalıştıktan sonra 2007 yılından itibaren de Türk Pirelli’de Ticaret Direktörü görevimi sürdürmekteyim.
İş yaşantımın haricinde seyahat etmek farklı ülkeler görmek en çok hoşlandığım konulardan biri. İşim gereği de oldukça sık seyahat ediyorum. İş yaşamımın dışında da bu alışkanlığımı sürdürerek farklı ülke ve kültürleri keşfetmekten oldukça mutluluk duyuyorum.
Bunun yanı sıra mümkün olduğunca vizyona giren filmleri takip etmeye çalışıyorum. En son izlediğim film Fatih Akın’ın Soul Kitchen isimli filmi. İzlemekten oldukça keyif aldım. Ülkemizde gerçekleştirilen film ve müzik festivallerini de elimden geldiğince takip etmeye özen gösteriyorum. Her yıl caz müzik festivalinin konserlerinden 1 ya da 2 tanesine mutlaka giderim. En son da IKSV’nin yeni yeri Deniz Palas’ta gerçekleştirilen Yasmin Levy konserine gittim. Oldukça keyifliydi. Ayrıca bu aralar arabamdan eksik etmediğim Cd’ler ise Cold Play ve Jack Johnson’ın konser albümleri.
LB-“Pirelli Calendar” sadece sektörümüzün değil dünyada iletişim ve pop art kültürünün en önemli fenomenlerinden biri, daha önceki yıllarda çekimlerini iki Türk sanatçının yaptığı “Pirelli Calendar”çekimlerinin önümüzdeki yıllarda ülkemizde yapılma olasılığı varmı?
M.E-Sizin de belirttiğiniz gibi Pirelli Takvimleri yarım yüzyıl önce ilk hazırlanmaya başladığı tarihten itibaren dönemlerin en ünlü fotoğraçılarını en iyi model ve aktrislerle bir araya getirerek her yıl çok ses getiren sanatsal kült bir obje haline gelmiş ve yeni trendlerin, kadın güzelliğinin, modanın ve değişimin simgesi olmuştur. Bu denli önemli sanatsal başarıya imza atmış olan takvimin çekimlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi zaman zaman gündeme gelen bir konu ama bunun önümüzdeki yıl gerçekleşeceğini söylemem zor.
Türkiye tüm Pirelli Grubu için gerek dinamik pazar yapısı, gerek konumu itibari ile oldukça önemli bir ülke. Pirelli Grubu’nun en büyük fabrikası İzmit’te bulunan fabrikamız. Ayrıca, 2010 yılında Pirelli olarak Türkiye’deki 50. yılımızı da kutluyor olacağız. Tüm bu etkenler Türkiye’nin Pirelli Grubu içerisindeki önemini daha da vurguluyor. Bu yıl 50. yılımızı kutluyor olmamızdan dolayı henüz tam netlik kazanmamış olsa da bir çok güzel projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz.
Şimdi biraz iş konuşalım,
LB- Pirelli pazarı nasıl algılıyor ve nasıl yaklaşıyor? Bu yaklaşımınızda ön plana çıkan değişiklikler var mı? Pazarlama yaklaşımınızın değişen trendler ve iletişim mecraları ile buluşması nasıl oluyor ve olacak?
Buna ek olarak, geniş ürün yelpazemizi her geçen gün daha geliştiriyor ve yeniliyoruz. 2009 yılında kamyon lastikleri segmentine bir çok yeni ürün ekledik. Otomobil ve kış lastikleri segmentinde de aynı şekilde. Bu yıl içerisinde 4x4 alanındaki yeni ürünümüz ile dikkat çekeceğiz. “Yeşil Performans” kavramı tüm ürünlerimizde etkisini gösteiyor. Tüm ürünlerimizin çevre dostu, düşük yakıt tüketimi ve artan kilometre performansı gibi özellikleri barındırmasına önem veriyoruz.
Tüm bu stratejimizin de iletişimini doğru şekilde yapıyor olmak bizim için oldukça önemli. Özellikle kriz döneminde perakende odaklı strajiler geliştirerek bunların doğru şekilde iletişimini gerçekleştirmek için çalıştık. Geçen yıl bu doğrultuda oldukça başarılı sonuçlar elde ettiğimiz Inter klübü ve futbol temalı satış kampanyamızı gerçekleştirdik. Kampanyamızın duyurusunu da Tv, internet, radyo ve gazete mecralarını kullanarak gerçekleştirdik.
Değişen trendler açısından internetin günden güne büyümekte olan çok önemli bir mecra olduğunu düşünüyorum. Günümüzde İnternetin hepizim hayatındaki yeri oldukça büyük. Kriz döneminde tek büyüme gösteren mecra da internet. Yine günden güne internet kullanıcılarının önemli bir parçası haline gelen sosyal medya da oldukça önem kazanmaya başladı. Twitter, Facebook gibi sosyal ağların hedef kitleye ve özellikle gençlere ulaşmak için doğru kanallar olduğunu düşünüyorum. Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz kış lastikleri kampanyamızda da bu ağları kullanarak destekledik ve oldukça iyi sonuçlar elde ettik.
LB-Pirelli pazarda bir dönemin en fazla pazarlama aktivitelerini en yüksek volümle yapan firması iken 2000 li yılların sonlarına doğru bu yaklaşımı değişiklik göstererek daha sakin daha hedefe odaklı işler yapmaya başladı. Bu yaklaşım değişikliği pazarlama faaliyetlerine bakışın değişikliğinin getirdiği bir sonuç mu, yoksa yine o dönemde global ölçekte Pirelli bünyesinde gerçekleşen değişimlerin sonucu mu? Bu durum hep böyle mi devam edecek?
M.E- Türkiye’de reklam sektörü daha çok Tv mecrası ağırlıklı olmakla birlikte sizin de bildiğiniz gibi oldukça büyük bir pasta. Bu pastadan büyük pay alan sektörler de ağırlıklı olarak bankacılık ve iletişim alanında faaliyet gösteren firmalar. Bu reklam pastası içerisinde de lastik sektörünün etkin şekilde sesini duyurabilmesi oldukça zor. Bu nedenle sektör içerisinde müşteri ve segment odaklı iletişim stratejileri geliştirmek çok daha etkin olmayı sağlıyor. Bu doğrultuda günümüzde tüketici ile birebilir interaktif bir iletişim kurabildiğiniz, hedef kitlenize nokta atışı gerçekleştirebildiğiniz pazarlama aktiviteleri önem kazanıyor. Günümüzün trendleri arasında yer alan İnternet ve sosyal medya gibi mecralar da bunun en güzel örneği. Buna ek lastik sektöründe satış ve bilinçlendirmeye yönelik pazarlama aktivitelerinden oldukça iyi sonuçlar elde edildiğini söyleyebilirim.
Pirelli olarak biz de bir çok seçkin otomobil üreticisi ile işbirliği içinde test sürüşü aktiviteleri gerçekleştiriyoruz. Yine zaman zaman çeşitli alışveriş merkezleri ve benzin istasyonlarında ürünlerimizi tanıtmaya ve tüketicilerimizi bilinçlendirmeye yönelik pazarlama aktiviteleri gerçkleştiriyoruz. Bu etkinliklerde de tüketicilerimizi lastik hava basıncı, kış lastiği kullanımının önemi ve güvenlik gibi konularda bilgilendiriyoruz. Özellikle kış aylarında çeşitli kayak merkezlerinde gerçkeleştirdiğimiz test sürüşleri aktiviteleri tüketicilerimizin kış lastiği konusunda bilinçlenmeleri konusunda önemli rol oynuyor.
LB-Son yıllarda Pirelli özellikle ağır ticari lastiklerde gerçekleştirdiği iyileştirme, geliştirme ve yeni ürünlerle pazarda özellikle bu segmentte ciddi kazanımlar sağladı, bunu diğer ürün gruplarında sağlama konusunda bir yaklaşımınız var mı? Yoksa bu segment özellikle seçilerek bunun üzerine mi oynanıyor?
M.E- Aslında öncelikle şunu söyleyebilirim ki son yıllarda sadece ağır vasıta lastiklerinde değil tüm ürün yelpazemizde kullanıcılarımıza artı değer yaratacak en yeni tekonoloji ile geliştirilen üstün kaliteli ürünlerimizi sunmak için çalışmalar geliştirdik. Bu doğrultuda da binek otomobil segmentinden, ağır vasıta lastikleri segmentine kadar tüm alanlarda yeni ürünlerimizi onların beğenisine sunduk. Pirelli araştırma ve geliştirmeye yatırım yapan firmaların başında geliyor. Bu çalışmalara, tüketici ve pazarın ihtiyaçlarını önceden anlayabilme yeteneği de eklendiği zaman oldukça güzel sonuçlara ulaşılabiliyor.
Son yıllarda otomobil lastikleri alanında pazara sunduğumuz Cinturato ailesi lastiklerimiz çevre dostu özellikleri ön plana çıkıyor ve kullanıcılarımıza düşük yakıt tüketimi sağlayarak ekonomilerine katkıda bulunuyor. Ayrıca, son iki yıldır kış lastikleri alanında da sunduğumuz Sottozero Serie II ve Snowcontrol Serie II gibi ürünlerimiz yine sundukları performans ve çevre dostu özellikleri ile de rakiplerinden farklılaşmasının yanı sıra tüketicilerimiz tarafından da oldukça iyi tepkiler aldı.
Bu çalışmalarımıza paralel olarak ağır vasıta segmentinde bu segmentin önemli kriterlerinden olan kilometre performansı, düşük yakıt tüketimi, kaplanabilirlik, güvenlik ve konfor gibi özellikleri barındıran ürünlerimizi tüketicilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için pazara sunduk. Örnek vermem gerekirse, orta ve uzun menzilli bölgesel taşımacılık yapan kullanıcıların km performansı, yakıt tasarrufu ve kaplanabilirlik ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşıayalabilen R:01 serisi lastiklerimizi 2009 yılında pazara sunduk. Buna ek olarak on/off koşullarda hizmet vermek için geliştirililen G88 serisi lastiklerimiz ile uluslararası taşımacılık yapan kullanıcılarımıza sunduğumuz çevre dostu H88 Energy serisi lastiklerimiz Amaranto ürünlerimizin yeni versiyonu olarak kullanıcılarımızla buluştu.
2008 ve 2009 seneleri, kriz döneminde ara vermeden yeni ürünlerimizi tükekiticilerimizle buluşturmamız açısından bizim için oldukça önemli bir dönemdi. Önümüzdeki dönemde de üketicilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde takip ederek onlara en iyi çözümleri sunabilmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
LB-Pazarda ticaretin değişen yapısı gereği satış kanalları çok çeşitlenmekte ve bundan 3-5 yıl önce var olmayan yaklaşımlar olmazsa olmazlar arasında yer almakta, siz bir üretici olarak bu kanalların sadece tedarikçisi olarak mı devam edeceksiniz yoksa bu kanalların yönlendiricisi ve oluşumunu tetikleyici bir yaklaşımınız olacak mı?
M.E- Evet sizin de belirtmiş olduğunuz gibi geçmiş dönemde lastik satışı daha çok bayi kanalı üzerinden gerçekleştirilirken günümüzde otomobil servisleri, çok markalı hızlı servisler ve hatta hipermarketler alternatif satış kanalları olarak ön plana çıkmaya başladı. Bizim öngörümüz bu kanalların önümüzdeki dönemlerde de daha büyüceği yönünde. Biz de buna pararlel olarak bir çok otomotiv firması ile yakın ilişki içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ama yine de berlitmek isterim ki lastik bayileri ana tedarik kanalı olarak satış gerçekleştirmeye devam edecektir. Bu noktada da doğal eliminasyon yöntemiyle iyi lokasyona sahip, tüketiciye kaliteli servis hizmeti veren, perakende gücü yüksek ve işininin uzmanı olarak çalışabilen bayilerin daha da güçlenerek ayakta kalacaklarını söyleyebilirim. Yani işine ve servis kalitesine yatırım yapan yetkili satıcılar her zaman bir adım öne çıkacaktır.
LB-Tek Markalı ( tek şirketten tedarik) Yetkili Satıcılık temelli örgütlenme modelinin dünyada en sıkı şekilde uygulandığı pazarlardan biri belki de en büyüğü biziz, siz bu tip bir teşkilatlanma modelinin devam edebileceğini düşünüyormusunuz, dünyada var olan çok markalı satış noktaları modelinin sizlere getirisi ve götürüsünu düşündüğünüzde bundan sonra mevcut yapıların uzun süre korunabileceğini düşünüyormusunuz, buna alternatif bir yapılanma durumuna hazırmısın
M.E- Tek markalı satış kültürü Türkiye pazarında sadece lastik sektöründe değil beyaz eşyadan elektroniğe kadar bir çok sektörde yer almaktadır. Her ne kadar çok markalı satış kanalları yeni alternatif oluşumlar olarak ortaya çıksa da mevcut modelin kısa dönemde değişeceğine inanmıyorum. Yine dünyadan buna en iyi örnek olarak Pirelli’nin de pazarda lider olduğu Brezilya’yı gösterebiliriz.
Tek markalı satş ana firmanın tütketiciyi bilgilendirmek ve daha iyi bir servis kalitesi sunabilmesi açısından ön plana çıkmakta. Bunda da ana firmasının desteğini hisseden satış noktasının daha iyi hizmet verebilmesi önemli rol oynuyor.
LB- Ülkemizde özellikle sektörümüzde mevcut üretim maliyetleri nedeniyle üreticilik zor ve eski yıllardaki sınai karlılıklar da erimiş durumda, bu koşullar göze alındığında da Pirelli nin en büyük tesislerinden biri olarak burada yeni yatırımlar ve projeler olacak mı?
M.E- Sizin de belirttiğiniz gibi Türkiye’deki İzmit fabrikamız Pirelli Grubu içinde faaliyet gösteren en büyük fabrika olması ve en kapsamlı üretimi gerçekleştirmesi ile çok büyük bir öneme sahip. 50 yıl önce temelleri atılmış olan fabrikamızda WRC, Grand Am, Ferrari Challenge gibi dünyanın en önemli motorspoları organizasyonlarına da ralli lastiği üretiliyor. 2008 yılında hayata geçirilen motorposrları bölümü WRC’de yarışan pilot ve takımların en iyi performansı elde etmelerini sağlamak ve onlara ekonomik çözümler sunmak için ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor. Ayrıca fabrikamızda ralli lastiklerinden çevre dostu Cinturato ailesine kadar en yeni teknolojiler ile geliştirilmiş olan lastiklerin üretimini gerçekleştiriyoruz.
Maliyetler olarak bakıldığında ise sektörümüzün üretim maliyetlerinin eskisi kadar rekabetçi olduğu söylenemez. Diğer yandan üretimimizdeki kalite ve verimlilik bu dezavantajı avantaja çevirebilmemizi sağlıyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak tüm üretim süreçlerimizde sürekli bir iyileştirme söz konusu. Önümüzdeki dönemlerde bunun devamlılığı için yatırım ve projeleri hayata geçirieceğiz.
LB- Kaplama sektörü beklendiği kadar atak bir gelişim göstereremedi ülkemizde, ilk yatırımların başladığı yıllarda yapılan bir çok yatırım ya kapandı ya da atıl kapasite çalışıyor, karkas ithalatı yasak olduğu için bu tesislerin verimli çalışması mümkün olamıyor, Pirelli’nin Marangoni ile kaplama konusunda yaptığı son anlaşmanın ardından sizin bu pazarda yaklaşımınız ne olacak?
M.E- Türkiye’de kullanım ve yol şartlarının iyileştirilmiş ve ağır yük taşımacılığının kontrol altına alınmış olması karkasın daha az yorulmasını ve dolayısı ile kaplanabilirliğin de olumlu yönde gelişmesini sağlamaktadır. Pirelli olarak son yıllarda geliştirmiş olduğumuz yeni tekonoloji sayesinde kaplanabilirlik konusunda önemli yol katettik. Yapısal bütünlüğü artıran DLTC ve SATT gibi ileri teknolojiler ürünlerimizin kaplanabilirlik özelliklerini de artırarak rakiplerimizden farklılaşmamızı sağlamaktadır.
Pirelli’nin Avrupa’nın en büyük kaplama firmalarından Marangoni ile gerçekleştirmiş olduğu işbirliği de bu konuya verdiği önemin altını çizmektedir. Novateck sertifikalı kaplamacı ağımız üzerinden kaplanabilirlik konusunda en iyi hizmet verdiğimizi söyleyebilirim. Pirelli olarak amacımız tüketicilerimize taşımacılık sektörünün temel ihtiyaçlarından olan maliyet avantajı sağlayacak çözümler üretmek. Bunun için de 7/24 yol yardımı, kaplama servisleri ve üstün teknolojili ürünlerimiz ile tüm filolara en iyi şekilde hizmet verebilmek için çalışıyoruz. |