|
YOLL: Blok Muafiyet Kanunu Otomotive neler getirdi? Kanunun getirisi olarak daha önce sizle çalışmayan ama sonradan servis ile ilgili şartları yerine getirip size baş vurup ben de sizin yetkili servisiniz olmak istiyorum diyen ve servis olan oldu mu?
A.MEYVECİ:Bu konuda özellikle araç popülasyonu düşük markalara bir talep gelmedi ama pazarda büyük araç parkı olan markalara böyle talepler geldi, bu daha çok servisleri çok markalı bir pozisyona geçmeleri şeklinde oldu, daha önce başka markaların yetkili servisler, yerleri müsait olduğunda baş vurup büyük markaların yetkisini aldılar. Bu konuda daha çok TSE nin getirdiği niteliksel kurallar var, bunları yerine getirenlere zaten başvurduğunda o standartlara haiz ise yok diyemiyorsunuz. Markaların özel olarak istediği TSE 12047 standardı dışında ISO belgesi olması, personel kriteri var ve bize özel avadanlık, takımlar var onlar zorunlu tutuluyor, şartlar isteyen herkese açık olarak internet sitemizden ulaşılabilir. Bunun dışında değerlemeye tabi bir başka kriter ise adayın mali yeterliliğidir, bunu da sağlarsa otomotik olarak kabul edilir. Afyon, Alanya da ve Gebze de böyle örnekler var. Bunların satış hakkı yok, yeni tebliğ satış, servi ve yedekparçayı ayrı hale getirdi. Bu bir avantaj oldu herkes iyi olduğu işi yapmaya çalışıyor şimdi. Şimdi servis konusunda çok iyi olan ama satış şartı da olduğu için bu işlere girişemeyen bir işletme şimdi sadece servis olarak faaliyet gösterebiliyor, kimisi satışta çok iyi servisi külfet görüyor, kimi de yedekparça işini benimsiyor orada uzmanlaştı.
YOLL:Bu durumda işler ayrılınca satış noktalarından istediğiniz şartlar azaldımı?
A.MEYVECİ:Hayır bu durumda her satış noktası hangi grupla ilgilenecekse o grupla ilgili şartları yerine getirmek durumunda, show room m2 si ve kaç araç sergileneceği gibi. Bir de satış noktası durumunda firmaların önünde niceliksel koşullar var, satış adedi şartları söz konusu olduğunda teknik koşulları yani show room m2 ve araç sergilem sayısını yerine getirmek bayi olmaya yetmiyor satış adedi konusu var. Orada her gelene bayilik vermek zorunda değiliz.
Yıllık pazardan almama gereken pay bu ve bu adedi şu kadar adet bayi ile sağlar diyerek sınırlayabilyorsunuz.Satış konusunda bayinin de şöyle bir imkanı var, siz diyelimki Antalya bayisisiiniz, derseniz İstanbul da satış noktası açacağım böyle bir şansınız var. Kuralları yerine getirip sormadan bu noktayı açabiliyorsunuz. Bu şekilde bir yapılanma biz de de oldu, şubeleşme olmaya başladı Tokat bayisinin, Sivasta da satış noktası oldu.
YOLL : Fiyat bu durumda nasıl etkilendi?
A.MEYVECİ: Fiyat son derece etkilendi, hem marka içi hem de markalar arası rekabet son haddine vardı?
YOLL: Kurallardaki bu değişimlerden dolayı bu işleri bırakan oldumu?
A.MEYVECİ: Bu duruma göre karar verip işi bırakanlar var. Burada aslında şöyle bir durum var, kanun 1 Ocak 2006 da devreye girmeden önce tüm firmalar satış noktalarıyla dikey sözleşmeler imzaladı ve bu sözleşmelerin büyük kısmı 2012 sonunda süreleri doluyor, bu tarihe yakın bir zamanda firmalar ve bayiler karşılıklı oturup şuna karar verecekler, ben senle çalışmak istiyo rmuyum istemiyormuyum, peformansa göre bu karar verilecek, bayi de distribütör de bu kararı verecek
Tek kural sözleşme sona ermeden 6 ay önce karşı tarafa bunu bildirmek, burada sebep debildirmeye gerek yok, süre bu kadardı bundan sonra çalışmak istemiyorum diyebiliyorsunuz,
YOLL: 2011 yılında transfer çalışmaları da başlayacak o zaman?
A.MEYVECİ: Tabii her şey olabilir.
YOLL: Özel şartlar sunulabilir mi?
A.MEYVECİ: Pazarda rekabeti bozmayacak şekilde destekler olabilir, ama en önemli kriter aynı markanın satış noktaları arasında satışı artırmak için rekabeti etkileyecek farklı koşullar sağlanamaz.
Herkes bu konuyu artık yeni yeni öğreniyor, ilk defa ilk sözleşmeler sona eriyor, bu süreçte rekabet kurulunun kararları var herkes bir şeyler öğrendi, bundan sonra oluşan tecrübe ile daha farklı olacaktır bakışlar.
Bu konu Avrupada da yeni, Mayıs ayında bu işin gözden geçirmesi olacaktı, bunun yansıması zaman içinde olacaktır bizde de.
YOLL: Yedek parça konusunda firmalar eş değer parça konusuna nasıl yaklaşıyor?Durum nedir?
A.MEYVECİ:Türkiye de eş değer parça kullanımı zaten vardı. Burada önemli soru hangi parça eş değerdir, 2007 tebliğine göre parça üreticisi eşdeğerdir derse o parça eş değer oluyor.
YOLL: O zaman sorumluluk parça üreticisinde olmuyormu?
A.MEYVECİ: Oluyor ama tüketici parçayı tanımıyor, sorunun kaynağı olarak araç markasını görüyor ve markaya zarar veriyor durum. Eş değğer bir parçayı fiyatı uygun diye aracınıza taktırdınız, ama o parça yüzündan araç yolda kaldığı ve sorun yaşadığında yoldan geçen diğer araç sürücüleri ki bunlar potansiyel müşteri “bak x marka yolda kalmış, sorunlu araç bu” diyebiliyor. Bizim talebimiz şu eşdeğer parçalarla ilgili bir ortak kalite politikası belirlensin.
Bir başka sorunda şu İstanbul daki bir servis eşdeğer bir parçayı taktı, yazın araç Trabzona gitti ve orada arızalandı oradaki yetkilş servis eğer parça orijinal olsa raporunu tutp yerine parça takıp müşterinin sorununu gideriyor ama x bir eş değer parça ise servis ben bu parçayı tanımıyorum bunu hangi servis taktıysa git o çözsün bunun sorununu diyor, ya da senin parçanı ben bedeli karşılığı takarım diyor. Sorun tüketicinin kucağına bırakılıyor.
YOLL: Sizin sisteminizde olan iletişim alt yapısı orada da olmuyormu?
A.MEYVECİ: Malesef yok. Trabzon daki servis İstanbuldaki servisi tanımaz, aramaz belki de ticari olarak aralarında sıkntı olaiblri, bu durumda sıkıntı müşterinin başına kalıyor, eş değer parçaya ok ama gerçekten kaliteli olmalı ve yönetimininde düzgün yapılması lazım.
YOLL: Çok teşekkür ederiz, kısıtlı yerimizde bu kadar ince konuları cevapladığınız için.. |